SİNEKKAPANLAR / Carnivorous / плотоядный

SİNEKKAPANLAR / Carnivorous /  плотоядный Evet, evde sinekkapan dediğimiz etçil bitkileri beslemek hayal değil, sadece biraz masraf...


SİNEKKAPANLAR / Carnivorous / плотоядный

Evet, evde sinekkapan dediğimiz etçil bitkileri beslemek hayal değil, sadece biraz masraf, ilgi ve bilgi gerekiyor J aksi takdirde verdiğiniz paraya ve emeğe yazık olur.

Öncelikle bu çiçekleri nereden temin edebiliriz? Gittigidiyor, sahibinden.com siteleri ve birkaç tane üretim yapan firma var. Ama ben bu firmalardan aldım ve memnun kalmadım. Gönderdikleri çiçekler çok küçük ve dayanıklı değil. Zaten bu çiçekleri almamızın sebeplerinden birisi onları sinekle, böcekle beslenirken izlemek, tıpkı belgesel kanallarında olduğu gibi. Ama buradan alınan çiçekler görsel bir zevk vermiyor, zor ayakta duruyorlar, böcek yemelerini beklemek mucize olur )) Ayrıca buradan alacağınız çiçeklerin fiyatı da oldukça pahalı. Zaten tohumlardan hiç bahsetmiyorum, çünkü tohumdan alıp büyüteni hiç duymadım, oldukça meşakkatli bir iş. Ben yurt dışından 3 defa aldım bu çiçekleri, ikisinde öldürdüm, üçüncüsünde bu işi öğrendiğime inanıyorum )) şu an çiçeklerimin maşallahı var, suyunu, güneşini, toprağını ve sineğini verdikten sonra hiçbir sıkıntıları yok. 




Tabiki sinekkapanlar da çeşit çeşit. Aynı zamanda bu çeşitlilik bakımlarını da değiştiriyor. Mesela kışın dinlenmeye geçip geçmemesi gibi. Bu gördüğünüz "Drosera" 


 Bunlar aldığım 2nci parti çiçekler. Saksılar uygun ancak ideal değil ve sera ortamının yaratılması gerekiyor. Dışarıda yaşamaları için uygun sıcaklı ve nem gerekli.



"Dionaea muscipula" dediğimiz, en yaygın ve sevilen tür. Kırmızısı, küçüğü, büyüğü hepsi ayrı bir tür. Ama bakması en zevkli olan :)) Venüs sinekkapan olarak da bulabilirsiniz.



Buda "Sarracenia" türü. Bakması daha kolay. Bazen koçtaş gibi mağazalarda rastlayabilirsiniz. Kıbrıs'ta yaşayanlar varsa orada erülkü süpermarkette bile görmüştüm :) çeşitleri çok, sürahi gibi olanları çok bulunuyor. 








Alışveriş için şu iki siteyi inceleyebilirsiniz: hccarnivorousplants.co.ukbestcarnivorousplants.net ve Türkiye'de bulunan etoburbitkiler.com. Bunları deneyebilirsiniz, en azından almadan önce gerekli bilgileri okuyun, toprağını, saksısını, serasını hazırlayın.
Siparişi vermeden önce şu temek konuları bilmemiz gerekiyor. Ben önce kendi bildiklerimi ve uyguladıklarımı daha sonra yerli ve yabancı kaynakları vericem, isteyen istediği şekilde okuyup uygulasın. Çünkü her internette yazan -özellikle yabancı siteler- bizim ülkemizde, iklimimizde uygulanabilir değil. Bence herkes kendi bitkisi için, kendi gün ışığına, suyuna, toprağına uygun bir yetiştirme tarzı seçmeli. Zaten çiçek yetiştiriciliğinin güzel yanı bu değimli?

SAKSI;

Normalde şeffaf, içi gözüken bir saksı kullanmanız tavsiye ediliyor. Tabiî ki yine altında suyun tahliye olması için delikleri olan, cam, plastik veya topraktan bir saksı. Çok büyük olmasına gerek yok, dikkat ettiyseniz ülkemizde yetişen türler çok büyük çiçekler değil. Dikkat etmemiz gereken bu çiçekler soğan tipi köke sahip, yani aşağıda minik kılcal kökler olduğu gibi, havuç, turp gibi toprak altında büyük bir kökü var. Ama belli bir boya geldikten sonra büyümüyor. Saksı cam da olabilir dedim, çünkü nemi sevdikleri için fazla hava sirkülasyonu olmayan, nemli, sıcak, bataklık tipi toprak ve havaları seviyorlar. Benim saksıları görmüşsünüzdür, önce plastik denedim, sonra görünüşü güzel olsun diye kahverengi plastik saksıları tercih ettim. Saksıların altında delik olması şart, çünkü bu çiçekler üstten sulama sevmiyor. Gerekli olan suyu saksı dibinden alıyorlar, biraz sonra bahsedeceğim üzere saksı tabağında devamlı su olması lazım, yani bize altı delikli bir saksı ve altlığı lazım. Bitkiler nemi ve sıcağı da sevdikleri için terrarium tarzı (Bu sitede bulabilirsiniz) cam içinde büyütebiliriz. Bu onlara ihtiyaç duyacakları sıcak ve nemi sağlayacaktır. Ama şunu da düşünmek lazım, terrarium içinde bulunan çiçek gerek duyduğu azotu (böcekler yani) nasıl ulaşacak? ve bir çiçeği havasız bir cam kavanoz içine hapsetmek benim vicdanıma uymuyor. Ayrıca etçil bitkiler ile bir başka yabancı siteye de buradan ulaşıp inceleyebilirsiniz.






Saksı fena değil ama bu kurbanlardan biri :( yanlış seçim toprak ve su.








Bu çiçeğim zamanla coştu, resimlerini koyarım.


           TOPRAK;

         Tariflerinde genelde sphagnum yosunu, torf karışımı ve ponza taşı parçaları olmalıdır diye geçiyor. Ben önce tembellik edip hazır aldım, dendiği gibi torf, ot gibi, yosun gibi kökümsü şeyler var, bunlar muhtemelen o adı geçen yosun. ve minik minik beyaz taş parçaları, ama sert değil, yumuşak, kırılgan, sünger gibi. Suyun içinde durduğu için bu karışım devamlı nemli, bataklık kıvamında duruyor.  




           NEM;

Çiçeğimiz ve kökleri nem seviyor arkadaşlar. Ben çiçeklerimi aldığım şeffaf ayakkabı kutusuna koydum. Biraz büyüyüncede yine şeffaf saklama kabına koydum. Altında da biraz su oldu mu istenen nem sağlanıyor. Yoksa bu çiçeklerin büyüdüğü yere bakarsanız bataklık tarzı yerler. Ben 1 ay Florida'da kalmıştım, inanın o nem ve sıcak Türkiye'de yok.


Bu maksimum boy ayakkabı kutusu. Şeffaf, güneş alıyor. Altı delik değil, su koyulabiliyor. Yanda delikleri var, hava alıyor. Daha ne olsun.

SULAMA;

En önemli konu belkide sulama. Su dinlendirmeyi denedim, ama üstten klorsuz, dinlenmiş, temiz kısmı almak kolay olmuyor. Yağmur suyu da öyle hemen isteyince birikmiyor. En iyisi klima suyu veya ütü için kullanılan saf su. Ben tekzenden alıyorum, bulduğumda da klima suyu biriktiriyorum. 1 lt'si 3 tl. Zaten kapalı bir kapta büyütürseniz su çabuk buharlaşmıyor, uzun süre idare edersiniz. Benim ayakkabı kutusu bunun için ideal.


Saksı altında ister tabak olsun, ister saklama kabı olsun altında daima 2 parmak su olacak. Benim venüs sinekkapanımı şu aralar kutusundan çıkardım, güneşin kıyısına koydum, tabakla suluyorum. Toprak devamlı çamur kıvamında olacak.

GÜBRE VEYA BESİN;

Bu bitkiler gerekli azot ve vitamini böceklerden alıyor. Böcekler olmasa bile sulama kanalıyla yaşayabiliyorlar. Ek olarak besin veya gübre vermeyin.

KIŞ DİNLENMESİ;

Etçil bitkilerin bazısı kışın dinlenmeye geçiyor. Mesela venüs sinekkapan gibi. Ama drosera geçmiyor. Bunları çiçek alırken öğrenebilirsiniz veya internetten aldığınız bitki özelliklerini okuyabilirsiniz. Kışa girerken venüsün kapanları kararıp dökülmeye başlayacak, öldüğünü zannetmeyin. Çiçeğiniz toprak altındaki kökü ile yaşamaya devam edecek. Zaten bu dormancy denen evrede gerçekten dinleniyorlar ve bir sonraki sene için güçleniyorlar. Eğer çiçeğinizin dinlenmesine izin vermez suni ışık ve ısı ile devam ettirirseniz yaza daha güçsüz başlayacaktır. Bu tavsiye edilmiyor. Ama droseralarınız dinlenmeye geçmiyor. Onlara yine gerekli nemi ve sıcaklığı sağlayıp büyütmeye devam edebilirsiniz. Venüsünüzü ise toprağını daima nemli tutarak, bodrum, kiler gibi serin bir ortamda bahara kadar bekletebilirsiniz. Yaz sıcaklarının gelmesiyle zaten kendiliğinden tekrar çiçeklenmeye başlayacaktır.

BESLENMESİ;

Verimsiz toprağı var demiştik, gübre vermiyoruz demiştik, yani bitki sadece bizim alttan sulama ile aldığı su ve kapanları vasıtasıyla yakaladığı böceklerle beslenir. Özellikle venüse dikkatle baktığınızda kapanın iki tarafında ikişer adet ince kıl göreceksiniz. Av kapana girdiğinde bu tellerden birine dokunduğunda kapan aktif olmaz, ama ikisine birden dokunduğunda kapanır. Bunun sebebi otla, tozla aktif olmaması, gerçekten canlı bir hayvan yakaladığında kapanmasıdır. Çiçekler genelde örümcek, karınca, sinek, böcek gibi hayvanlarla besleniyor.



Kapan bu şekilde kapandığında hafif bir şişlik oluyor. Bu 1 hf 10 gün içinde açılıyor, içinden hayvandan geri kalanlar çıkıyor, yani sindirilmeyen kısımlar. Ben genelde bu kalanları cımbızla alıyorum.

Küçük örümcek verebilirsiniz, veya sivrisinek. Bunların sindirilmesi de kolay olur. Ben bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine kurtçuk besledim. Ömürleri pek uzun olmuyor ama tam çiçeklere göre etli, yumuşacık birer yem oluyor. Yalnız bu kurtlar droseralara göre değil. Sadece venüslere göre.


Burada kapanmış halini görüyorsunuz. Ben canlı bir örümcek vermiştim, ayaklarının yarısı dışarıda kaldı, ama geri kalanı sindirildi.



Buradada kapanın içindeki tüyleri görebilirsiniz. Bunlarla oynamayın, çöple, ölü hayvanla kandırmayın. Çünkü kapanların 2-3 kapanmalık ömürleri var. Sonra görevini tamamlayan kapan kararıp, çürüyor. Hemen ardından alttan yeni kapanlar çıkıyor. Çiçek çıktığında bunu kesmeniz tavsiye ediliyor. Çünkü bu çiçek bitkinin gücünü oraya aktarmasını sağlıyor, kapanlar güçsüz kalıyor.
En çok merak edilenlerden biri "bitki kıyma, et yer mi?" yemiyor arkadaşlar. Sadece canlı hayvan. O da fazla büyük olmayacak, kapana sığacak, kapanı ısırıp bitkiye zarar vermeyecek.
Şimdi aşağıya benim videoları koyuyorum.




Burada yetiştirdiğim kurtlar var. Önce kapalı bir kap alıp, içine çok az tavuk eti koyuyorsunuz, ben çöpe gidecek olan bir parça koydum. Sonra kutunun, kabın üzerine sinek girecek kadar bir delik açıyoruz. Delikten giren, yumurtlayan sinekler dışarı çıkamıyor. Larvadan çıkan kurtçuklarda tavuğu yiyerek besleniyorlar. Ben sinek olmalarını beklemeden hepsini veriyorum, beklerseniz belki sinek olup kendileri yem olabilir ama koku dayanılır gibi değil :) tavsiye etmiyorum.
Droseraların beslenmesi ise şu şekilde oluyor. Onlar venüsler gibi hızlı tepki vermiyor, yaprak üzerindeki yapışkan kılcallar vasıtasıyla hayvanı yapıştırıyor. Hareketsiz kalan hayvan kaçamıyor ve yaprak üzerindeki bu kılcallar yavaş yavaş avın üzerine kapanıyor. Eğer hayvan büyükse yaprak içe doğru rulo şeklinde de kapanabiliyor. bunun için çok büyük hayvan vermemek lazım, kapanamaz. 







Sineğin yakalanmış hali. Bir süre sonra kılcallar böceğin etrafını saracak ve sindirim başlayacak.



Kılcalların üzerinde o yapışkan sıvı ne kadar çok ise, çiçek o kadar sağlıklıdır. Çünkü yetersiz sulama sonucunda bu teller kuruyor, uçlarında yapışkan sindirim sıvısı kalmıyor. Böylece av yakalayamayıp ölebiliyor. Bitkinizi susuz bırakmayın.


Bu şekilde rulo şeklinde nasıl kapandığını görüyorsunuz.
Aşağıda diğer sinekkapanlara, etçil bitkilere birkaç örnek görüyorsunuz.









Çiçekler nem ve sıcak sevmelerine karşın (özellikle venüs sinekkapanlar) devamlı kapalı ortamda durunca büyümeleri duruyor ve hastalıklı kapan üretiyorlar. Bu kapanlar sağlıklı, büyük kapanlar olmuyor, gövdeleri yamuk, küçük. Kapanlar ise küçük, bazısı yarı açık ve hepsi de beslenemeyecek, büyüyemeyecek durumda. Yabancı sitelere baktığımda bunun sebebinin topraktaki zararlılar olabileceği (bu durumda toprağı değiştirmek gerekiyor) temiz havaya ihtiyaç duyduğu veya verilen suyun beğenilmediği anlamına geldiği söyleniyor. 


Burada sağlıksız dalları ve yaprakları görebilirsiniz. Özellikle sağdakiler. Çürümüş görüntüsü veriyorlar. Kendi beslenecek durumda değil. Böyle olanları en dipten buduyorum, aynı yerden büyümeye devam etmiyor ama enerjinin, vitaminin o dala ve kapana gitmesini engelliyorum.


Bu kapanın altı hastalıklı gibiydi, sorunun havasızlık olduğunu düşünerek çiçeğimi artık her gün sabah dışarıya, güneşe koyuyorum. Akşam hava serinlediğinde geri alıyorum. Toprak kurumuş oluyor ama çiçek gerekli temiz havayı ve güneşi almış oluyor. Suyunu da değiştirmediğime göre sorun, havasız kalmasıymış. Şimdi kapan kısmı gayet sağlıklı ve alttan yeni çıkan minik çiçekler de sağlıklı gözüküyor. 
Çiçeklerimin son durumunu koymak istedim, tarih ağustos 2014:


 Bunlar nem seven grup. Ara sıra hava almaları ve kendi kendilerine beslenmeleri için kapaklarını açıyorum.










Alttan gelen minik kapanlar umut verici.

Örümcek yedikten sonraki hali :))

Related

плотоядный 6434999836605653753

Yorum Gönder

emo-but-icon

Translate

Paylaş

Facebook

instagram

Hava durumu

Popular Posts

item